Z ve Y kuşağının %48’i sosyal medyada gördüğü iş ilanlarına başvuruyor. İş arayanların %58’i ise başvurmadan önce işverenleri çevrimiçi olarak araştırıyor. (Kaynak: CareerArc)
Bu iki veri tek başına önemli bir gerçeği gösteriyor: Sosyal medya artık yalnızca bir iletişim kanalı değil, işe alımın doğrudan bir parçası.
Sosyal Medya: Yeni Kariyer Alanı
Artık adaylar sadece kariyer sitelerinde gezmiyor. Önce markaya bakıyor, sonra kültüre, ardından çalışan deneyimine. Şirketin sosyal medya hesaplarını inceliyor, paylaşımların tonunu değerlendiriyor, çalışan yorumlarına göz atıyor. “Burada çalışılır mı?” sorusunun cevabını arıyor.
Özellikle Z ve Y kuşağı için sosyal medya bir keşif alanı. İlanın nerede yayınlandığı kadar, markanın nasıl göründüğü de önemli. Eğer sosyal medyada aktif değilseniz, adayın zihninde görünmez kalabilirsiniz.
Neden Kritik?
Görünürlük = Güven
Adaylar sadece açık pozisyon görmek istemiyor. Şirketin insanlarını, değerlerini ve çalışma ortamını görmek istiyor. Kurum kültürü artık yalnızca “Hakkımızda” sayfasında değil, sosyal medya akışında yaşıyor. Tutarlı ve samimi bir görünürlük, güveni artırıyor.
İlk Temas Noktası Sosyal Medya
Bir paylaşım, bir çalışan hikayesi ya da bir etkinlik fotoğrafı markayla ilk bağı kurabiliyor. Bu ilk temas, başvuru kararını doğrudan etkiliyor.
Algı, Başvuruyu Belirliyor
İşveren markası güçlü olan şirketler daha nitelikli başvuru alıyor, daha kısa sürede pozisyon kapatıyor ve işe alım maliyetlerini düşürüyor. Çünkü aday başvuru yapmadan önce zaten bir algı oluşturmuş oluyor. Sosyal medya bu algının en güçlü sahnesi.
Sadece İlan Paylaşmak Yeterli mi?
Hayır.
İşe alım odaklı sosyal medya stratejisi yalnızca pozisyon duyurusu paylaşmaktan ibaret olmamalı. Çalışan hikayeleri, aday deneyimi içerikleri, süreç şeffaflığı, liderlerin sesi ve kurum içi kültür paylaşımları da bu stratejinin parçası olmalı. Adaylar ilanı değil, hikâyeyi takip ediyor.
Video içerikler, gerçek ekip fotoğrafları, etkinlik anları ve çalışan deneyimi paylaşımları markayı daha erişilebilir kılıyor. Bu da başvuru kararını kolaylaştırıyor.
Sosyal Medya Stratejisi Nasıl Kurulmalı?
Öncelikle hedef kitle netleştirilmeli. Hangi jenerasyona, hangi rol grubuna ve hangi yetenek segmentine seslenildiği belirlenmeli. İçerik dili buna göre şekillenmeli. Sosyal medya sürdürülebilir bir yapı olarak ele alınmalı; yalnızca kampanya dönemlerinde aktif olunmamalı.
Ayrıca performans ölçümü yapılmalı. Erişim ve etkileşim önemli olsa da asıl kritik olan dönüşüm oranlarıdır. Paylaşımların başvuruya etkisi, kariyer sayfasına yönlendirme oranı ve aday kalitesi gibi metrikler düzenli olarak izlenmelidir.
Bugün işe alım süreçleri yalnızca CV değerlendirmekten ibaret değil. Adaylar da markaları değerlendiriyor ve bu değerlendirmeyi en yoğun biçimde sosyal medyada yapıyor.
Eğer görünür değilseniz, tercih edilme ihtimaliniz azalıyor. Eğer doğru görünürseniz, doğru aday sizi buluyor. Burada da devreye işveren markası yatırımlarınız giriyor.
İşveren markanızı nasıl doğru kurgulayarak aday çekebileceğinizi öğrenmek isterseniz bize ulaşın!
